OpenAI, veri merkezi inşasını robotlara devredecek: Altman’ın açıklamaları

haber-gorseli-1793436271894
Bu haberi dinleyin Ses dosyasını indir

OpenAI, veri merkezi inşasını yapay zeka destekli robotlar aracılığıyla otomatik hale getirmeyi hedefliyor. Sam Altman, Stripe’ın kurucu ortağı John Collison tarafından sunulan Cheeky Pint podcast’inde bu konuyu detaylandırdı. Altman’a göre, robotlar sayesinde kendini kopyalayabilen tesisler artık “ulaşılabilir bir noktada”. Ayrıca, OpenAI’nın veri merkezi projelerinin amacı, yüksek hesaplama gücünü çok daha uygun maliyetle elde etmek.

OpenAI veri merkezi inşasında otomasyon süreci nasıl işleyecek?

Altman, OpenAI veri merkezi için bir otomasyon süreci tanımladı. Öncelikle yapay zeka; çip, türbin ve güneş paneli üretimindeki robotları yönetiyor. Ardından bu robotlar yeni veri merkezlerinin inşasında kullanılıyor. Böylece hesaplama altyapısındaki sorunların zamanla çözüleceğini öngörüyor.

OpenAI ayrıca kendi çipini geliştirme çalışmalarına da devam ediyor. Altman, bu çipin harcanan enerji başına yapay zeka performansında olumlu sonuçlar sağladığını belirtiyor.

Altman, piyasanın bellek ve diğer bileşenlerdeki hızlı talep artışına henüz ayak uyduramadığını ifade ediyor. Çünkü üreticilerin kapasite artırma konusunda temkinli davrandığını vurguluyor. Geçmişte aşırı fabrika yatırımlarının büyük mali kayıplara yol açtığına dikkat çekiyor.

Altyapı maliyetleri hakkında örnek veren Altman, bir gigavatlık hesaplama gücünün beş yıl boyunca kurulup işletilmesinin toplamda 70 milyar dolara ulaşabileceğini belirtiyor. Aynı kapasite için 20 milyar dolar ise onun görüşüne göre çok daha cazip bir rakam olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle OpenAI’nin veri merkezi planının temel amacı hesaplama gücünü daha ekonomik hale getirmek.

Güvenlik tehditleri ve yapay zeka modelleri üzerine düşünceleri

Sohbet sırasında yapay zekanın siber güvenlik alanındaki riskleri de ele alındı. Altman’a göre mevcut modeller yazılımlardaki açıkları giderek daha etkili bir şekilde tespit edebiliyor. Ancak uzmanlar henüz bu modellerle mevcut kodun tamamını inceleyebilmiş değil. Taramaların genişlemesiyle birlikte daha ciddi hataların ortaya çıkması bekleniyor. Ayrıca donanım seviyesinde açıkların bulunabilmesinin ayrı bir tehdit unsuru olduğunu düşündüğünü aktardı.

Altman, modellerin korunmasına yönelik de bazı noktalara değindi. Sandbox yani izole çalışma ortamları yalnızca belirli bir yetenek seviyesine kadar etkili olabiliyor. İzleme sistemleri ek koruma sağlayabilir ancak nihayetinde güvenlik durumu sistemin davranışlarının geliştiricilerin niyetiyle ne denli örtüştüğüne bağlıdır. Bu sebeple sektör mevcut yöntemlerin yapay zekanın gelişimi ile birlikte etkisini sürdüreceğinden emin değil.

Altman, tek bir süper güçlü model yerine birbirleriyle etkileşimde bulunan birçok yapay zeka ajanından oluşan sistemlerin avantajlı olduğunu savunuyor. İnsanlardan biraz daha yetenekli olan modellerden oluşan ekipler, tek başına yüksek zekâya sahip olan sistemlere tercih edilebilir. Ancak bu ekiplerde davranış uyumuyla ilgili riskler de mevcut olabilir. Öte yandan bazı modellere gelecekte yetenek sınırlaması getirilmesi gerektiğini de kabul etti.

Bilimsel araştırmalarda yapay zeka ve maliyet faktörü

Altman, OpenAI modellerinin matematikte sağladığı başarıların büyük ihtimalle araştırma faaliyetlerine de entegre edilebileceğini düşünüyor. Teknolojinin potansiyeli onun bakış açısına göre oldukça geniştir. Ancak sektörün beklenen faydanın neden riskleri haklı çıkardığını topluma ikna edici biçimde anlatamadığına dikkat çekiyor; bu riskler arasında kitlesel iş kaybı ve artan gözetim gibi unsurlar yer alıyor.

Matematik alanındaki harcamalar da oldukça yüksek düzeydedir; örneğin tek bir matematik probleminin yaklaşık 10 milyon dolarlık hesaplama kaynağı gerektirdiği belirtiliyor. Diğer projelerle birlikte şirketin matematik araştırmaları için harcadığı tutar yüz milyonlarca doları bulmuş durumda.